Ben beyazsam,
Siyahtır sana yaraşan.
Ben ölürsem,
Kalem olur, eline tutuşan.
Yarış başladı.
Gördüklerim mi, söylediklerin mi ?
Yoksa duydukalarım mı sahibi gerçekliğin.
Yanıt, hüzün kadar güneşli.
Kırıklık, umudun cenazesi.
Ağıtlar, pişmanlığın şarkısı.
Yollar deva değil çaresizliğimize.
Umarız dostlara gelir bu şerefe.
24 Kasım 2013 Pazar
2 Kasım 2013 Cumartesi
In Between
Love was the reaction,
The definite road to pure heaven.
The way I call,
To feel you.
The time had come ,
The breeze blew away.
It was my time,
To smell you.
Event if we weren't aware,
For each other to exist.
We knew deeply inside,
That a sign would profit.
Ringing bells,
Calling us to each other.
Step by step, we ran after.
Nobody said that you would exist.
You still hoped that I would resist.
The definite road to pure heaven.
The way I call,
To feel you.
The time had come ,
The breeze blew away.
It was my time,
To smell you.
Event if we weren't aware,
For each other to exist.
We knew deeply inside,
That a sign would profit.
Ringing bells,
Calling us to each other.
Step by step, we ran after.
Nobody said that you would exist.
You still hoped that I would resist.
23 Ekim 2013 Çarşamba
Bells
My light,
Shadows the desire.
The predictions made,
Only 12 hours behind a trial.
Show me dear,
Where is your last station.
Give me the chance to slow
If we are close to our destination.
Our heart beats are speeding,
On the street called the main.
My question to ask is;
Are they because of caffeine ?
Shadows the desire.
The predictions made,
Only 12 hours behind a trial.
Show me dear,
Where is your last station.
Give me the chance to slow
If we are close to our destination.
Our heart beats are speeding,
On the street called the main.
My question to ask is;
Are they because of caffeine ?
16 Eylül 2013 Pazartesi
Kurak
Yağmur yağmıyor köyde bugün.
Hava sıkkın, evlerse hep duman.
Toprak patikam çamur bulaştırmadı bugün.
Geçmedim ya, sebebi ondan.
Koşmayı da severdim oysaki,
Yağmuru bir başka koklardım.
Ama damlarlar eksik bu günlerde.
Bereket de bu ya, haber aldım
Zaten eksik olmazmış ziyaretçisi patikamın
Sebep de bu ya, ben bıraktım
Son kadehimi dostlarla yudumladım..
Hava sıkkın, evlerse hep duman.
Toprak patikam çamur bulaştırmadı bugün.
Geçmedim ya, sebebi ondan.
Koşmayı da severdim oysaki,
Yağmuru bir başka koklardım.
Ama damlarlar eksik bu günlerde.
Bereket de bu ya, haber aldım
Zaten eksik olmazmış ziyaretçisi patikamın
Sebep de bu ya, ben bıraktım
Son kadehimi dostlarla yudumladım..
20 Mayıs 2013 Pazartesi
Tebessüm
Taş kadar küçük demiş,
Kabul görmemiş.
Anlaşılamamış ki hangi taş.
An kadar kısa demiş,
Kısa gelmemiş.
Bir ömür olabilirmiş,
Onunla, o zaman.
Vedaları hiç sevmemiş,
Bu sebeple de edememiş.
Sevilen söz söylenmemiş,
Kalan beklemiş,
Kazanana da sıra gelmemiş.
5 Nisan 2013 Cuma
Tepe
Yücelttiğimizde oluşturduk tüm dağları.
Mütevazilikle doğdu tepe,
Ilginçtir, şehvete tüm sırt dönerek bir de.
Tepeler,yalnız kaldı bir anda.
Olabilen dağ oldu, olayamayan dağa koştu.
Ben tepeyim diyemeyendeydi asıl korku,
Ben tepeye gidiyorum demek ise cesaretti doğrusu.
Ne güzeldi oysa o bahar.
Bizim çoban şarkısını da,
Tepede yalnız okudu.
18 Mart 2013 Pazartesi
The Humid Recipe
The oven should bake, just on time
An unexpected pie should come from a lime.
No recipes for this waiting order,
Just cook, don't pretend to have an order.
Shame is the mask to start a main,
Guests are ready for your cook and it's name.
Two pots can boil ,only one will be yours
You should cook and I'll be singing for yours.
20 Ocak 2013 Pazar
Yakuti
Uzun adımlar atmak lazım,
Soluk soluğa koşmak.
Hiç bakmamak lazım,
Ne zamanmış son durak ?
Gülümsemek lazım,
Gelen tozun hatırına.
Bir de, sebep lazım,
Daha olmalı, vedaya.
7 Ocak 2013 Pazartesi
Yel
Süzülen kar tanelerine basarak
Yürüyebileceğini düşünürdü ufukta.
Rüzgar ne kadar kuvvetli eserse,
O da o kadar hızlı atılır,
Devam ederdi yoluna.
Sıcak bir şerbet kadar tatlıydı bu fikir.
İçini bir anda bu kadar ısıtan.
Durduğu anda sordu,
Nereye gitmişim?
Merak etti,
Nerelerden gelmişsin?
Beyaz bir pamuk gönderdi
Temsili bir üfleme ile,
Bir adım geri attı, izledi kendini
O günün tüm zarafetiyle.
Yürüyebileceğini düşünürdü ufukta.
Rüzgar ne kadar kuvvetli eserse,
O da o kadar hızlı atılır,
Devam ederdi yoluna.
Sıcak bir şerbet kadar tatlıydı bu fikir.
İçini bir anda bu kadar ısıtan.
Durduğu anda sordu,
Nereye gitmişim?
Merak etti,
Nerelerden gelmişsin?
Beyaz bir pamuk gönderdi
Temsili bir üfleme ile,
Bir adım geri attı, izledi kendini
O günün tüm zarafetiyle.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)