25 Kasım 2012 Pazar

My Delusion


The happening with no relation,
With the most certain answers,
Which don't come that  often.
Hopes to the attached relaxation,
With  one question,
Answered by an inherent resolution.
The calls to make ,
With no voice as an action.
There comes the time,
Which we name, the valediction.
As the biggest flight to take
Inertia ,in some way the justification
Once more I name this case,
My intimate delusion.

23 Kasım 2012 Cuma

Duru

Su döküldü şişeden ,
Eğdi yalnızlığı
Kurtardığını düşünürken herkesten,
Üç kere çevirdi kolu,
Ve bekledi ,uykuya giden yolu
Bu diyarda yıldızlar vardı,
Herkese özel olabilecek.
Bu hava kime yarardı,
Ve kime güzel görünecek.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Öte


Bilmiyorum dedi alaycı kuş
Ne seni biliyorum
Ne seni sen yapanı
Gitme dedi ince bir ses
Ne yolu biliyorum
Ne yolda karşına çıkacak olanı
Durdum cevap verdim
Bilmesine gerek yoktu zaten
Ne ben biliyordum olacak olanı
Ne bilmek istiyordum
Benden bir adım öte olanı

17 Ekim 2012 Çarşamba

Restfully



The wind is enough to send
The weather is enough to charm
But every questioning,
Every re-call
Answered as a  search,
To find a way
Which isn't that far.

A song could be sang
A pigeon could be send
My potter is to state
the fact
Which isn't  certain to stand

One step ahead,
Is where to question. Why?
One thing most winiest,
Happens ,
where you stop
for a while.


2 Eylül 2012 Pazar

Regret


We will meet again
As we havent said
Our eyes will close
But not on the same bed
The birds we whisper
should swich sometime
How are you mister
I see you committing a crime
Wrong for me
But  true for all
I cant regret
You were the one afterall
I can't regret
It was what I thought
For only a while.

3 Ağustos 2012 Cuma

Something bittersweet


Düşünüp bulamayınca,
Benim kasabam kaçış.
Duymak istemediğim seslerle ,
Çok açık bir yarış.

Yapamayınca boşa giden,
Uğraş.
Şimdi elinde olsun der,
Bana kolayca ulaş.

Mutluluk ,
Ütopyamızda hissettiğimiz.
Ya da her yerde,
Ama içten içe, gizlediğimiz.

Çok yalan derler, gülümseme
Yüzünü buruşturup
Uzakta,beş parmağını görmeden,
Biraz önce.

Sen yağmur çiselerken git
Hala anlamadan hangimizin üstünde bulut.
Sen hoşçakal demeden git,
Hala bilmeden hangimizde umut.








12 Haziran 2012 Salı

Kuru Düş


Uzunca bir yol, uzaktan düz,
Yakından virajlıymış .
Iki yandan toplamış saçları,
Dalgalanmış koştukça.
Gülmüş çok ,
Sırıtmış ayrık ön düşleriyle.
Yediği vişnenin rengi dudağında.
Yeşil karşılamış onu ,
Sarmış her yanını .
Salıncak sanmış rüzgarı ,
Bırakmış sallasın diye.
Ileri gittiğini sanmış her estiğinde ,
Sonra bilmiş ama ta geri geldiğini .
Değişen birşey yokmuş ,
Ya da sadece zamanmış geçen .
Saçları gene topluymuş iki yandan ,
Dudakları hala vişne .